Pekbay’dan Yatırım Değerlendirmesi

MŞÜ ‘Gravür Çalıştayı’na Hazırlanıyor

BARAJLAR TÖRENLE AÇILDI

Sahte ‘Galericiler’ Adliyeye Sevk Edildi

MUŞ’TA YARALI KUŞLAR TEDAVİ ALTINA ALINDI

Memur-Sen, Açlık ve Yoksulluk Sınırını Açıkladı

ÇOCUK EVLENMELERİNDE MUŞ

“TÜTÜN DAİRE BAŞKANLIĞI KURULSUN”

Tütün Üreticisi Vergi İndiriminde Diretiyor

Girişimcilik Kursları Devam Ediyor

Girişimcilik Kurslarına Başvurular Yarın Sona Eriyor

Yurtçim İhracat Rakamlarını Yükseltti

Ekonomide Van ın Önündeyiz

Muş Artık İhracat Yapan İller Arasındadır

HABERİMİZ HAREKETE GEÇİRDİ

Fedakar Öğretmen

Bayan Öğretmene Çirkin Saldırı

Enerjisi Bitmiyor

Öğrencilere Satranç Öğrettiler

Yurtçim Yine Birinci

Suriye deki Kan Davası Muş a Taşındı


Pekbay’dan Yatırım Değerlendirmesi

MŞÜ ‘Gravür Çalıştayı’na Hazırlanıyor

BARAJLAR TÖRENLE AÇILDI

Sahte ‘Galericiler’ Adliyeye Sevk Edildi

MUŞ’TA YARALI KUŞLAR TEDAVİ ALTINA ALINDI

Memur-Sen, Açlık ve Yoksulluk Sınırını Açıkladı

ÇOCUK EVLENMELERİNDE MUŞ

?HEDEFİMİZİ BU YIL İÇİN BİN ORGAN BAĞIŞÇISINA ULAŞMAK?

Muş İl Sağlık Müdürlüğü, 2019 yılı organ bağış kampanyasını sürdürmeye devam ediyor. Kampanya kapsamına şuana kadar 750 kişinin organını bağışladığı belirtildi.

Muş Devlet Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Faysal Şeker,Muş İl Sağlık Müdürlüğü´nün, 2019 yılı organ bağış kampanyası ile ilgili bir değerlendirmede bulundu. Hedeflerinin 2019 yılı için bin organ bağışçısına ulaşmak olduğunu ifade eden Şeker, Muş İl Sağlık Müdürlüğü olarak 2019 yılı içerisinde organ bağışçı sayısının 750´ye ulaştığını ve bu sayıyı geçtiklerini kaydetti.  Şeker:  ?Hedefimizi bu yıl için bin organ bağışçısı olarak belirtmiştik. Şu an itibariyle bu sayıya ulaşmak üzereyiz. Bu da pek çok ilde önde olduğumuz anlamına geliyor. Ülkemizde organ bekleme listelerinde hasta sayıları giderek artarken, yapılan organ bağışları ihtiyacı karşılamıyor. Organ bağışı konusunda en büyük sıkıntı ise bağış konusundaki yetersizlik. Türkiye´de toplam dokuz tane bölge koordinasyon merkezi bulunuyor ve her bir bölgenin kendisine bağlı illeri var. Biz Erzurum Bölge Koordinasyon Merkezi olarak Erzincan, Sivas, Tunceli, Gümüşhane, Bayburt, Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır Ağrı, Muş, Bingöl illerini kapsıyor. İlimiz Muş İl Sağlık Müdürlüğü´ne bağlı olarak koordinasyonu sağlıyoruz. Ayrıca kapsama alanımızdaki ilimizde paneller düzenliyoruz. Sempozyumlarımızda sağlık personeline yönelik çalışmalar yapıyoruz. Buradaki temel amacımız halkımıza organ bağışının ve organ naklinin önemini anlatabilmek. Ayrıca bu konuda soru işaretlerini giderip doğru bilenen yanlışları düzeltip bu konuda bakış açısını doğru yönde değiştirmek? ifadelerini kullandı.

?Organ Bağışı Konusunda Ciddi Bir Bilgisizlik Var?

Muş Devlet Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Şeker, gerek bölge genelinde ve gerekse de ilimizde organ bağışı konusunda ciddi bir bilgisizlik olduğunu işaret ederek, şunları aktardı: ?İlimizde ve bölgemizde organ bağışı konusunda ciddi bir bilgisizlik var. Biz bu konuda çok şansız bir bölgede çalışıyoruz. Buna rağmen Başta Muş Sağlık İl Müdürümüz olmak üzere çok ciddi destek alıyoruz. Tüm personelimiz mesai mefhumu gözetmeksizin çalışmalarını sürdürüyor.  Bazı yerlerde stantlar açıyoruz ve daha çok insana ulaşmak adına etkinlikler düzenliyoruz. Sonuç itibariyle Muş ?ta İl Sağlık Müdürlüğü olarak hedefimizi bin organ bağışı olarak belirtmiştik şuan bu sayıya henüz ulaşamadık. Bu da pek çok ilde önde olduğumuz anlamına geliyor. Bu sonuçta tabii ekibimizin özverili çalışmasının payı büyük, çünkü bu bağışlar tek tek yapılıyor. Çalışmalarımızın şöyle bir özelliği de var organ bağışı yapan kişilerin yakınlarına kısa mesaj aracılığıyla ulaşıyoruz. Bu vesileyle daha çok kişinin konudan haberdar olmasını sağlıyoruz. Bu nedenle bağış yapan her 750 kişi için 750 kişi daha konu ile ilgili eğitim almış oluyor. Ayrıca açtığımız stantlarda her gelen bağış yapmıyor, bağış yapanlar kadar sadece konu ile ilgili bilgilendirdiğimiz insanlar çok daha çoğunlukta. Bunu da güzel bir avantaj olarak görüyoruz. Çünkü tamda amacımıza uygun farkındalık oluşturmak? dedi.

?Organ Bağışı ve Önemi? Eğitim Seminerleriyle Bilgilendirmelerde Bulunuyoruz?

Organ bağışı ve önemi hakkında eğitim seminerleri ile kamu kurumları ve öğrencileri bilgilendirdiklerini ve bilgilendirmeye de devam edeceklerinin altını çizen Şeker: ?İlimiz kamu kurum ve kuruluşları ve ayrıca özelde ilimiz Milli eğitim müdürlüğü ile de bir koordinasyon sağladık tüm orta öğretimlerin 11 ve 12.sınıflarına ?Organ Bağışı ve Önemi? hakkında eğitim seminerleri ile öğrencilerimize ulaştık. Onlardan bağış alamıyoruz biliyorsunuz 18 yaşını doldurmuş olması gerekiyor. Ancak onlara ulaşmamızın bir anlamı var konunun evlere taşınmasını istiyoruz ki bunda da başarılı olduğumuzu söylemek isterim.  Broşürler dağıtıyoruz. En çok bağış aldığımız yerlerden biri üniversitelerimiz. Öyle ki öğrencilerimiz sadece bağış yapmak ile kalmıyor çalışmalarımıza da birebir katılıyorlar bu durum da bizi mutlu ediyor. Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlük ve dekanlıklar bazında da bizlere destek oluyor.  Üniversitelerin bir diğer güzelliği de öğrencilerin konu ile ilgili ve bilgili olmaları cesaretle akıllarına takılan soruları bizlere yöneltmeleri bu nokta da onlara yardımcı oluyoruz. Şunu da söylemeliyim; halkımız çok fedakâr ve inançlı, doğru bir şekilde anlatıldığında organ bağışı konusunda elinden geleni yapıyor. Bizde buna inandık doğru zamanda doğru yerde bulunmak gerekir dedik ve eğitimlerimize ara vermeden devam edeceğiz.  Bizim kapsadığımız bölgede coğrafik olarak çok geniş bir alana sahip iken ancak nüfus yoğunluğu olarak düşük nüfusa sahip olmasına rağmen organ bağışı yapılan merkezler bazında (Samsun, Trabzon ve Erzurum) yaklaşık 3 bin kişi, Türkiye genelinde ise 30 bin kişi organ ve doku beklemekte? diye belirtti.

?Organ Nakli,  Kadavradan Ve Canlıdan Yapılan Bir Operasyondur?

?Organ bağışının hayat kurtaran çok önemli ve basit bir yol olduğunu unutmamalıyız. Organ nakli,  kadavradan ve canlıdan yapılan bir operasyondur? diyen Şeker: ?Bizim bekleme süresiyle ilgili bu sürelerin daha uzun olduğunu söyleyebilirim. Buradaki en büyük sıkıntımız organ bağışlama sayılarımızdaki yetersizlik. Organ bağışları; aile arasındaki anlaşmazlıklar, donör görünüşünün ve vücut bütünlüğünün bozulacağı endişesi, dinî-kültürel ve sosyal nedenler, ölümü kabullenmeme ve beyin ölümünü anlamama nedenlerinden dolayı reddediliyor. Beyin ölümü sonrasında aile ile yapılan görüşmede ailenin kadavra organ bağışına izin verme oranları ülkemizde yüzde 25´te bu oran İspanya, Amerika gibi ülkelerde yüzde 90´larda. Bu nedenle ülkemizde yapılan nakillerin çoğunluğu canlıdan yapılan nakiller.  Oysaki dünyada yapılan nakiller tam tersi oranlarına sahiptir doğrusu da kadavra organ bağışlarını artırmak gerekir.  Tedavisi tıbben mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine, canlı veya ölüden alınan yeni, sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine organ nakli denilmektedir. Organ naklinin iyi bir tedavi şekli olduğunda gerçekleştirilen nakillerin sonuçları itibariyle söyleyebiliriz. Ülkemizde böbrek nakli sonrasında iyileşme oranları yüzde 90´larda. Bu çok ciddi bir rakam ve birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek.  Canlıdan nakilde böbreğin bir tanesi bağışlanırken karaciğerinde bir kısmı nakil ediliyor. Ancak organ bağışı ile ilgili yürütülen tüm faaliyetlerin temel amacı kadavradan nâkili arttırmak. Kadavradan nakil için kişinin organlarını bağışlamış olması, beyin ölümünün gerçekleşmiş olması ve ailesinin organ bağışı konusunda izin vermiş olması şart. Geçen sene ülkemizde 400 bine yakın insanımız öldü ancak bu kişilerin yalnızca 2 bin 200 tanesi beyin ölümü. Beyin ölümü haricindeki hiçbir ölümde organ nakli olma ihtimali yoktur. Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır. En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir. Bitkisel hayattaki hastalar aylarca, yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir. Beyin ölümünde ise geriye dönüş mümkün değildir!  Tıbbi ölüm halidir. Beyin ölümü teşhisi almış bir kişinin bir daha hayata dönmesi mümkün değildir. Hatta bakın kelimenin içinde dahi ?ölüm´ ifadesi var. Diğer ifade de ise ?hayat´ ifadesini görüyoruz adı üzerinde aslında.  Beyin ölümü gerçekleşen kişinin beyin dışındaki organları da 24-36 saat gibi bir süre içerisinde fonksiyonlarını yitirir. Kişi kendi kendine soluk alamaz. Hekimler insanları yaşatmak için vardırlar. Hiçbir hekim birisi ölsün diye beklemez. Tüm sağlıkçılar kişiyi yaşatmak adına müdahale eder. Buradaki temel amaç hayat kurtarma ve insanı yaşatmaktır. Ayrıca kişi organ bağışı yapmış olsa bile ailesiyle görüşülüp onay alınmadan organlarının alınması kesinlikle söz konusu dahi olmaz. Hayatta yapılacak en zor görüşmelerden biri olduğunu söyleyebilirim. Bu görüşmede hız çok önemlidir zamanla adeta bir yarış var. Bir yandan yaşama tutunmak için organ bekleyen hastalar beklerken diğer yandan hayata veda eden bir hastanın acılı ailesi var umut ile ümit arasında kalmış durumdasınız. Beyin ölümü şeklinde gerçekleşen ölümler çok ani gelişen ölümlerdir. Ve çok kısa bir süre içerisinde bu işin doğası gereği daha beyin ölümünü tam içselleştirmemiş ailelerle görüşme yapmak zorundasınız Dolayısıyla ailelere o acı haber veriliyor sonrasındaysa organ nakli anlatılıyor şüphesiz bu hiç kolay bir durum değil? ifadelerini kullandı.

Son olarak bu imkânı kendilerine sağlayan İl sağlık Müdürü Dr. Serdar Türkoğlu´na, Organ bekleyen tüm hastalar adına teşekkür eden Şeker,  Muş İl Sağlık Müdürlüğü olarak organ bağışı kampanyası çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.