Birey Eğitim Kurumları Eğitim Koordinatörü Ömer Rahmi Arıcı


EĞİTİMDE AİLENİN ÖNEMİ


Eğitimde başarıyı etkileyen tek faktör zeka değildir! Önemli olan, zekayı doğru işlerde ve etkin bir biçimde kullanabilme becerisidir. İşte tam bu aşamada bireyin kişilik özellikleri ve alışkanlıkları devreye giriyor. Bu oldukça önemli; bir o kadar da hassas bir konudur. Araştırmalar çok net gösteriyor ki çocukların kişilik gelişiminin %65´i 0-6 yaş aralığında gerçekleşiyor. Bu araştırma, çocuğun kişilik gelişiminde ailenin önemini yeniden vurguluyor!

Peki, ailenin çocuk üzerinde olumlu veya olumsuz ne tür etkileri var?

Okul öncesi dönemde çocuğun aileden aldığı eğitim ve ilginin önemi yüksektir. 0-6 yaş okul öncesi dönemde ailenin olumlu tutumlar içerisinde olması ve çocuklarını bilinçli yetiştirmesi okul döneminde sürdürülebilir bir başarıya dönüşüyor. Tam tersi durumda ise problemli çocukların, okul hayatında başarısız oldukları gerçeği biliniyor. Kişilik ve davranış bozukluğu olan çocuklar, okula başladıklarında uyum problemleri yaşayabiliyorlar.

Örnek:

Aile bireyleri tarafından sürekli şımartılmış ve her istediği yapılmış bir çocuk, okula başladığında tüm isteklerinin yerine getirilemeyeceğini kabullenmekte güçlük çekiyor. Bir anda gerçekle yüzleşmek zorunda kalan çocukta öfke, saldırganlık veya tam tersi çekingenlik davranışları baş gösterebiliyor.

Bu tür davranışlar toplum tarafından dışlanmaya veya çeşitli psikolojik baskıların oluşmasına yol açabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalan çocuktaözgüven kaybı, bulunduğu ortamdan rahatsız olma ve uzaklaşma isteği oluşabiliyor. Dolayısıyla, okuldan ve derslerden soğuma, ilgilenmeme, kaçma ve sonucunda akademik başarısızlıklar gerçekleşebiliyor. Gördüğünüz gibi eğitim konusu iç ve dış unsurlarla hep iç içedir.

Konuyu daha iyi anlamak ve her ebeveynin üzerine düşeni yapmasına katkı sağlamak için iki farklı başlık oluşturduk.

1- Aile Eğitiminde Sıkça Yapılan Hatalar

Aşırı endişeli olmak ve dış dünyayı çocuk için tamamen tehdit unsuru olarak görmek çocuğun sosyal gelişimini olumsuz etkiler. Özellikle, arkadaş çevresinden zarar göreceğini düşünerek çocuğun sosyalleşmesini engellemek (engeller boyutta kısıtlama yapmak) çocuğun asosyal bireye dönüşmesine sebep olabilir. Oysaki insan sosyal bir varlıktır ve sosyal olmaya da ihtiyaç duymaktadır. Eğitimde başarı için çocuğun sosyal gelişimi önemli bir konudur.

Kendi hayallerini gerçekleştirememiş veya arzu ettiği mevkiye gelememiş anne babaların, hayallerini çocukları üzerinde yaşatma istekleri başlı başına büyük bir hatadır. Örneğin, avukat olmak isteyip de olamamış bir babanın, çocuğunu sürekli avukatlığa yönlendirmesini veya buna benzer örnekleri sıkça görüyoruz. Her bireyin kendine özgü vasıfları ve ilgi alanları vardır. Çocuklar da birer bireydir ve onların ilgi alanları keşfedilip sağlıklı yönlendirmeler yapılmalıdır.

İlgisiz bırakmak, eksik sevgi göstermek ve her şeyi çocuğun kontrolüne bırakmak da doğru değildir. Anne-babalar, çocuklarının sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerini denetlemelidirler. Hem okul öncesi dönemde, hem de okul çağında çocuklarla ilgilenilmeli ve yardımcı olunmalıdır. Ödevler kontrol edilebilir, birlikte eğitici etkinlikler yapılabilir, görevlerine yardımcı olunabilir ve örnekler bu şekilde çoğaltılabilir.

Çocukları arkadaşlarıyla/akranlarıyla kıyaslamak doğru değildir. Eğer bir kıyaslama yapılacaksa çocuğun gelişiminde her şeyin yolunda olup olmadığını değerlendirmek üzere yapılmalıdır. Yapılan kıyaslama bir kişiyi değil, genel yaşıtlarını baz almalıdır. Ayrıca çocuğun bu kıyaslamadan haberdar olması gerekmez. ?Kuzenin matematik sınavından 100 almış sen neden 70 aldın, arkadaşın şu liseyi kazandı sen neden çalışmıyorsun? gibi suçlayıcı ve olmaması gereken bir şekilde özendirici söylemler doğru değildir. Her çocuğun ilgi alanı ve kişiliği farklıdır. Başkasıyla mukayese ettiğiniz sürece kendisi olmasını beklemeniz de hata olacaktır.

Son olarak, çocuğun başarısızlıklarında aile bireylerinin kendini sorgulamaması, hatayı çocukta araması en büyük yanlışlardan biridir.

2- Çocuğu İyi Yetiştirmek İçin Olması Gereken Aile Eğitimi ve Tutumlar

Yukarıdaki maddelerde, yapılan hataları anlatırken bu hataların karşılığında yapılması gereken doğruları da belirttik. Bunların dışında, çocuğun gelişiminde ailenin önemini ifade eden ve uygulanması gereken yeni maddeleri de aşağıda paylaştık.

Çocukların psikososyal gelişimi (sosyal-duygusal gelişim) takip edilmeli ve bu konuda bilinçli olunmalıdır. Ericksonun psikososyal gelişim kuramına göre her yaşın gelişimsel hedefleri ve gelişimsel çatışmaları vardır. İnsan yaşamını psikososyal gelişim yönünden 8 evreye ayıran Erickson, her evrede ilgili çatışmaların başarılı bir şekilde çözümlenmesi gerektiğini savunur. Herhangi bir dönemin çözümlenmemiş duygusal çatışmaları, bir sonraki döneme yansıyacak ve çözüm bulana kadar kişilik problemlerine dönüşecektir. Bu konuda ailenin önemi daha bir ön plana çıkmaktadır.

Çocuğa, çocukluğunu yaşatmak gerekir. ?Sen adamsın, sen büyüdün artık, çocuk musun sen!? şeklinde yaklaşımlar eğitici olmamakla birlikte yıpratıcıdır. Çocuklar oyun oynamalı, hareket etmeli, küçük sakarlıklar yapmalı, toprağa taşa dokunmalı, üstünü başını kirletmeli ve çocukluklarını doyasıya yaşamalıdır. Özellikle oyunların, çocuklarda zeka gelişimi için en önemli araç olduğu tüm çocuk gelişim uzmanları tarafından savunulur.

Çocuğun gelişiminde ailenin önemi veya rolü, sadece çocuk üzerindeki uygulamalarla sınırlı değildir. Çocuğa huzurlu bir aile ortamı sağlamak hem eğitim hayatını, hem de kişilik gelişimini önemli ölçüde etkiler. Çocuğun yanında tartışmamak, fiziksel ve duygusal şiddet uygulamamak gerekir. Çocuğa bağırmak bir yana dursun, aile bireylerinin birbirine bağırması dahi çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkileyeceğinden dolayı huzur ortamının sağlanması oldukça önemlidir

Hepinize hayırlı haftalar diliyorum. Önümüzdeki hafta İnşallah Muş için önemli bir eğitim kampanyasının bilgilendirmesini yapacağım. İlginiz için şimdiden teşekkürler.