Birey Eğitim Kurumları Eğitim Koordinatörü Ömer Rahmi Arıcı


EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ VE MUŞ


Genel olarak fırsat eşitliği kavramı, kaynaklara ulaşabilme ya da onlardan yararlanma eşitliğidir. Eğitimde Fırsat Eşitliği kavramı ise, eğitimsel kaynaklara ulaşabilme ya da onlardan yararlanma eşitliğini ifade eder. Başka bir deyimle, özellikle demokratik toplumlarda, hiçbir ayırım yapmaksızın herkesin potansiyel ve yeteneklerini en uygun biçimde geliştirmede eğitim hizmetinden eşit ölçüde yararlanma şansına sahip olmalarıdır.

Eğitimde Eşitlik Kavramı genellikle üç tür eğitim eşitliği üzerinde durulmaktadır.

1. Herkese En Üst Basamağa Kadar Öğretim Sağlamak

Bütün vatandaşlara, tüm öğretim aşamalarının en üst kademesine kadar çıkma hususunda hak ve olanak tanımaktan oluşan bir eşitlik kavramıdır. Bu, bir ideal olmakla beraber biyolojik ve ekonomik etmenler bunun gerçekleşmesini engellemektedir.

2. Herkese Muayyen Düzeyde Bir Asgari Öğrenim Hakkının Sağlanması

Bu görüş, her ülkenin okula zorunlu devam yasaları yoluyla gerçekleştirilmektedir. Tüm çocukları asgari bir öğretime ulaştırma amacı güdülmektedir. Bu hak, gelişmekte olan ülkeler için ilk ya da orta öğrenim düzeyleri bakımında gereklidir. Yetenekli bireylere daha yukarı eğitim olanakları sağlanması için bu bireylerin seçilmesi gerekir. Bu seçimin de yapılabilmesi için asgari bir öğretim olanağının herkese sağlanması gereği vardır.

3. Her Bireyin Kendi Yetenek ve Potansiyelinin Tamamından Yararlanmasını Sağlayan Bir Öğretime Kavuşturulması

Bu alandaki eşitlik, bireylerin kendi potansiyellerinden yararlanma hakkı olarak anlaşılmalıdır. Fakat bu eşitliğin gelişmiş ülkelerde gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu söylenebilir. Az gelişmiş ülkelerde bireylerin ve toplumun bazı alışkanlık ve gelenekleri buna engel olmaktadır. Örneğin okutulmadığı için pek çok yeteneğini keşfedemeyen ve geliştiremeyen kız çocukları?

Bütün bu eşitlik anlayışlarının genel amacı, bireylere muayyen bir hak sağlamaktır. Anayasamızın 10. maddesi: «Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.» İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 26. maddesi: «Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.

Tüm bu bilgiler ışığında Muş özelinde eğitim konusunda fırsat eşitliğine göz atmalıyız. Birey Eğitim Kurumları olarak son bir haftadır tüm ortaokulları ziyaret etme fırsatı bulduk. Gözlemlerimi sizlerle paylaşmak isterim. Mahalli bazda ya da genel bazda nasıl bakarsanız bakın hem fiziki hem de pedagojik anlamda yetersizlik gözünüze gözünüze girmektedir. 40 kişilik sınıflarda balık istifi eğitim görmeye çalışan masum yavrular... Bu çocuklara en iyi şekilde eğitim vermeye çalışan gencecik cefakar öğretmenler... Tüm bu gözlemlerime göre ülkemizde doğu-batı anlamında nasıl bir eşitsizliğin olduğunu söylemeye gerek duymuyorum. Ama Muş´ta okullar arasında bile ciddi bir eşitsizlik söz konusu. Tüm bu eşitsizlikleri bir nebze olsun aza indirmek için başlattığımız ?Eğitimde Fırsat Eşitliği? Projemizle Muştaki 6000 çocuğumuza kitap hediye ettik. Onların kalplerine dokunmanın huzurunu ve onu onurunu yaşadık.

Bir Yozgatlı olarak Muş gibi güzide, tarihimizde çok önemli bir misyonu olan bu şehrin çocuklarının çok daha iyi eğitim alabilmesi için 3 yıldır mücadele etmekteyim. Görüyorum ki hiç bir iyilik karşılıksız kalmıyor. Onların gözlerindeki parıltı bilim yolumuzdaki tüm karanlıkları aydınlatıyor. Keşke her birimiz onlar kadar saf ve temiz kalabilseydik.

Bu şehirden giderken de bu şehrin insanına hizmet etmenin huzuruyla ve belki de gözyaşlarıyla ayrılacağım... Mutlu bir hafta diliyorum... Kalın sağlıcakla...